26 Şubat 2012 Pazar

Kayıp Kent Ani


Ermenistanla sınırları belirleyen o kırmızı çizginin tam üstünde neredeyse.11.yüzyıl başlarında yüzbini geçen nüfusuyla ‘kırk kapılı şehir’ ve ‘1001 kilise ‘ tabirleri çok geride kaldı.Ayakta kalmaya direnen mabedler yüzyıllar öncesinde anı şehrinin kozmopolit yapıda olan büyük bir kent olduğunu gösteriyor.






Efsane güzeldir bütün efsaneler gibi: bir ırmağın ayırdığı iki ülke varmış. birinin tüccarları diğer ülkeye gelir giderlermiş. onlar iyi tüccarlarmış, dürüst tüccarlarmış. ülkenin başında da iyi ve dürüst yöneticiler varmış. iyi anlaşırlar, kimsenin hakkı kimsede kalmazmış. ama bir gün hükümdar ölmüş, yerine başkası geçmiş. tüccarlar gelip de hükümdarı değişmiş görünce, bakmışlar ki adet usul de değişmiş. yetimin hakkı yeniyor, masumun malı gasp ediliyormuş. yargıçların vicdanları alınıp satılıyormuş pazarlarda. adalet de kalmamış mülk de, kısacası. kaybettikleri mala akçeye değil de, taşlaşmış bu yüreklere vahlanan tüccarlar “taş kesilesiniz” diye beddua etmişler. aniden koca kent taş kesilmiş ve o günden sonra şu isimle anılır olmuş: "Ani.”




O gün bugundür mabetleri taş, kervansarayları taş, yürekleri taş, saklı bir kenttir ani. ve o gün bugündür yerlisi değilse de mutlaka yolcusu vardır.”
Ani unutulmuş şehirdir haritada yeri bilinir ama o şehrin kapısında girip sessizliği dinlemek gerek yüzyıllar öncesine gitmek gerekki tam olarak anlaşılsın.çarşıları,ateş tapınakları,kiliseleri ile yaşayan şehirdir ani..Terkedilmiş ama doğası manzarası ile hala yaşayan şehirdir..